sabah arkası böyle olan beyaz bi şahin arabası gördüm. belli ki kıvrak, zehir gibi bi zekanın ürünü.
hatırlıyorum da çocukken ‘haydi dedesini nasıl bulacak şimdi’ diye ağlamıştım bi kez. bi taraftan ağlıyorum bi taraftan da annemler görecek diye nasıl utanıyorum. nasıl da masum zamanlarımızmış. hayatın tadı çocuk masumiyetinde gizliymiş meğer. şimdiyse çok başka şeylere ağlıyorum. ama değişmeyen bişey var, hala birilerinin görmesinden çekinerek, gizli gizli.
[Flash 9 is required to listen to audio.]
ağız tadıyla bi bahar yaşayamadık. ne bi heyecan, ne bi kıpırtı… böyle devam ederse bu yıl hakkaten benim kıyametim olacak.
Demek cehennem bu. Hiç aklıma getirmezdim böyle olacağını. Acı, ateş, kızgın ızgara hepsi sizsiniz demek.Ne gülünç şey!
Kızgın ızgaranın ne gereği var? Cehennem; başkalarıdır
Kızgın ızgaranın ne gereği var? Cehennem; başkalarıdır
“
| — | (via kalkyerineyatt) |
neyin peşindeyim bilmiyorum ama çok büyük bi salaklık yapacakmışım gibi geliyor.
bu aşkın da Allah belasını versin.
Ben boynumdaki ipe bir düğüm daha atıyordum. Peşinden başka gidecek yer yoktu, seni hiç sevmediğim halde.
“

